BAŞKANIN MESAJI

 

  

 

Gün ola,
Harman ola

 

 

Merhaba Sevgili Meslektaşlarım,

Yine dergimizin yeni sayısını yayınlamakta geciktik. Nedenini
biliyoruz, fakat bir türlü çözüm bulamıyoruz. En önemli sorunumuz dergimize reklam veren, destek olan dostlarımızın para kazanamaması.Kısacası reklam gelirimizin düşmesi dergimizin zamanında çıkmasını biraz da olsa engelliyor.


Dergimizi 3000 adet basıyoruz. Ücretsiz dağıtıyoruz. Sadece dağıtım bedeli 4000 TL’nin üzerinde tutuyor. Personel, kağıt, kalıp vs. giderlerden hiç bahsetmeyeyim. Dergimizin zamanında yayınlanabilmesi için siz kıymetli sektör mensuplarımızdan destek ve katkı
bekliyoruz.
....................................................................


2018 yılının başlaması ile birlikte Şubat ayında Matbaacılar Odamız'da Başkanlık ve Yönetim Kurulu, Nisan ayında ise ASO ve ATO’da Meslek Komiteleri Seçimleri yapıldı. Tüm çıkan sonuçların sektörümüze hayırlar getirmesini temenni ediyorum. Bu seçimlerin öncesi ve sonrası bizim açımızdan biraz heyecanlı geçti. Bazı arkadaşlarımızla karşı karşıya geldik. Ters düştük. Birileri bana ASO ve ATO meslek komitesi seçimlerinde tarafsız olmamı söyledi. Herkes işine ve menfaatine nasıl geliyorsa öyle davrandı. Öncelikle ben şahsen tarafsız olma gibi bir yapıya sahip değilim. Ben de, Matbaacılar Odası ve Matbaacılar Federasyonu başkanı olarak
sektörümüzün adına iş birliği yapacağım, birlikte çalışacağım, sorunlara birlikte çözüm üreteceğim insanları önerme ve seçme hakkına sahibim. Üstelik geçmiş yıllarda da hiç tarafsız olmadım. Ticaret Odasında geçen dönem komiteye seçildim. Bir süre de bu komitenin
başkanlığını yaptım. Ama şunu söyleme ve dillendirme hakkına da sahibim. Ankara matbaacılık tarihinde en uzun soluklu yönetici benim. 1980 yılında Satılmış Naz ağabeyle S.S. Matbaacılar
Üretim ve Pazarlama Küçük Sanat Kooperatifinde on yıla yakın yönetim kurulu üyeliği ve murahhas azalık yaptım. Oda’da da dört dönemi geride bıraktım. Bu işler büyük tecrübeyle yapılır. Yönetimlerde ve komitelerde olmak isteyen bazı arkadaşlarımız benim adım olsun, ne olursa olsun, mantığı ile buralaraaday oluyorlar. Buralarda mesleğini ve sektörünü ciddi anlamda temsil edecek, sorunları bilen, bilgili, becerili, yetenekli, cefakar ve vefakar arkadaşlar olması gerekir.


Bizim yıllardan beri savunduğumuz bir felsefemiz var. Kesinlikle sektörümüzün oda, kooperatif, komite vs. tüm yapılan genel kurullarında ve seçimlerinde ayrışılmamasını, birlik olunmasını, yani tek liste ile seçimlerin yapılmasından yanayız. Bu listeleri ben ya da biri değil, bizim sektörümüz insanlarının birlikte karar vermesini isteriz. Birileri çıkıyor, bizim istediğimiz
olur, diyor. Diğerleri çıkıyor, onlar da bizim istediğimiz olur, diyorlar. Biz de çıkıyoruz, bizim istediğimiz olur, diyoruz. Sonuç ortada. Kızgınlıklar, kırgınlıklar, hırslanmalar, intikam... daha neler neler… Anlıyoruz. Herkesin hakkı. Memlekette demokrasi var. Herkes aday olup liste
çıkarabilir. Kazanılır veya kaybedilir. Ancak sonucu önemli, sektörümüz kaybediyor. Giden zaman geri gelmiyor. Birileri de bedel ödetmeye çalışıyor. Bu işin muhatapları, ben de dahil, neden böyle oluyor diye şapkamızı önümüze alıp biraz düşünmemiz gerekir. 

 

Bedel ödetme/ödeme işine gelince, bu hemencecik başladı. Ticaret Odası seçimlerinden hemen sonra Matbaacılar Odamızın her yıl düzenlediği Geleneksel Futbol Turnuvası’nın finali öncesi ve
sonrasında gereksiz olaylar yaşandı. Final maçından önce her iki takımın oyuncuları hep bir arada olma, kaynaşma ve saygı çerçevesinde yemekte buluşurlar. Bu yıllardan beri böyledir. Bu yıl final oynayacak bir takımın tüm oyuncuları beni protesto ederek bu yemeğe katılmadılar. Bu eylem sadece bize değil, karşı takıma da yapılan bir saygısızlıktı. Benim elimden kupa almayacaklarını beyan ettiler. O zaman kupayı ben ve benim arkadaşlarımdan hiç kimsenin
vermeyeceğini belirttim. Kupayı kendiniz masadan alırsınız ifadesinde bulundum. Ne yazık ki final maçı, 1-1 eşit skorla devam ederken maçın bitimine üç dakika kala hakemin ve bizim taraf tuttuğumuzu bahane ederek sahadan çekildiler. İkincilik kupasını da almadılar. Ticaret odasının seçimlerindeki sonucu buraya yansıttılar. Bundan sonra daha neler yaşayacağız, bekleyeceğiz ve göreceğiz. Gün ola harman ola…
……………………………………………


Yeni dönemde tüm sektörümüze saygı ve
sevgilerimi sunuyor, bol kazanç, sağlık,
mutlu ve umutlu günler diliyorum.

 

Yukarı